
Tarih 18 Kasım 2011 ve tüm haber sitelerinde bu yıl MEB’in 40 öğretmen ataması yapacağı haberi ve satır arasındada “Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarda bilgisayar sınıfları kaldırılacak ve bütün dersliklere aşamalı olarak en az birer dizüstü bilgisayar ve projeksiyon cihazı konulacak.” bu haber var. Satır aralarına kadar düşen bir zümre haline getirildik.
DELETE FROM MEB WHERE OKULBOLUMLERI=’BTS’;
17li yaşlarım… Üniversite sınavına harıl harıl çalışan bir gencim. Etütler, dersane koridorları, okul koşturmacasında ailemi ve kendimi mutlu etmek için üniversite sınavına hazırlanıyorum… Çok meraklı değildim yüksek yerler kazanayım yüksek yerlere geleyim ama üniversite okumalıydım. İyi bir iş için ve bu zamana kadar benim için fedakarlık yapan ailem için bu şart. Neyse ki başardım. O zaman Tıp Fakültesi 202 puanla öğrenci alırken 198 puanla: Öğretmenliği sevebileceğimden belki bilgisayar geçerliliği olan bir kavram diye adını zor telaffuz ettiğim Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünü kazandım. Bilmiyordum ki BÖTE henüz üniversitelerde yeni yeni kuruluyor. Doğru düzgün eğitim görevlisi olmayan bir bölümde okudum. Sonradan diğer üniversiteleri araştırınca Edebiyatçı bölüm başkanlarını, Almanca branşından bilgisayar öğretim görevlileri olduğunu duyunca okuduğum üniversitenin oldukça iyi bir eğitim verdiğini anlamıştım. O zaman üniversitelerinde gerçek hayattan biraz kopuk olduklarını gördüm. Araştırma yaptığımda Türkiye’ de birçok üniversitede bir tane bile öğretim görevlisi olmadığı halde BÖTE bölümlerinin kurulduğunu ve yılda binlerce mezun vermeye başladığını. Bilgisayar öğretmenliğini bilmeyen kişilerin verdiği eğitimle ben Bilgisayar Öğretmeni olacaktım. Neyse ki sevmiştim BÖTE yi hem bilgisayarı hem de öğretmenliğin teknik detaylarını öğreniyordum. Özel sektörde kendime şans bulacak kadar öğrenmiştim bu işi, ki son sınıfta doğru düzgün KPSS çalışmamıştım bile. Sene 2006 idi. Bizden önceki mezunların puansız yâda çok düşük puanlarla atandıklarını bilmenin de rahatlığı vardı beklide KPSS çalışmamamda. Neyse ki özel sektörü ailemin çok kabullenemeyişi belki biraz benimde geleceği net göremem nedeniyle son iki hafta KPSS çalışarak yeterli puanı almıştım. O sene Ağustos atamalarında istediğim yerler dışında tercih yapmamıştım. Tam net karar verememiştim belki de ne yapmak istediğime. Atama sonuçlarında atanamayınca Eylül ayında memleketimde ücretli öğretmenlik yapmaya karar verdim. Şehrin kaliteli okullarından ve ders sayısı çok olan okullarındandı. Derslere girdikçe öğrencilerle diyaloğum aradaki sevgi akışı beni bağlamıştı öğretmenliğe. Yılbaşına doğru internetten 4-C sözleşmeli öğretmen alınacağını ve KPSS puanı ile başvurabileceğimi öğrendim. İlin Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurumu yaptım. Çalıştığım okulda 4-C sözleşmeye geçebileceğimi düşündüm ama öyle olmadı. Beni alakasız bir yere gönderdiler ve dediler ki senin çalıştığın okula 4-C sözleşmesi açılmadı. Maddi yönü ve belki geleceği olur düşüncesiyle mecburen 4-C statüsüne yeni okuluma geçtim. Beni tam 3 okula vermişlerdi. 3 okulda öğretmenlik yapmaya başlamıştım aslında o zaman anlamalıydım ki Bilgisayar Öğretmenliğinde gelecek yok.3 okul binlerce öğrenci ve 40 dk ders.
6. basamak konularına göre hazırlanmış Bilişim Teknolojileri yıllık planına yazının devamından ulaşabilirsiniz.
Yeni eğitim-öğretim yılını açtık. Artık yavaş yavaş planlarını da hazırlamak gerekir. MEB tarafından hazırlanan bilişim teknolojileri kitaplarına göre hazırlanmış 1-2-3-4-5-6-7-8 basamaklara ait yıllık planları da paylaşıyorum. Yazının devamında bulabilirsiniz. 1-5 arası basamaklarda bilişim teknolojileri seçmeli dersi kaldırıldı. Fakat yerine getirilen Serbest etkinlik saatleri kapsamında seçilebiliyor. Bir hatırlatma 4 ve 5. sınıflarda ders 2 saat olarak işlenmeli ve okulda var ise Bilişim Teknolojileri öğretmeni derse girmeli. Bazı okullarda yanlış uygulamalar yapılıyor. Buna dikkat edilmesi gerekir. İkinci kademe dediğimiz 6-7-8 sınıflarda ise sadece 1 saatlik seçmeli ders seçilmesi söz konusu. Bunun da okulda bilgi teknolojileri sınıfı (eski adıyla bilgisayar laboratuarı, bilgisayar sınıfı) varsa ve bilişim teknolojileri öğretmeni varsa seçmeli bilişim teknolojileri seçilmeli. Diğer seçmeli dersleri açıkcası gereksiz buluyorum. Zaten bt öğretmenleri dışında ilköğretimdeki tüm öğretmenlerin zorunlu dersleri mevcut, üste bir de bizim zümrenin zar zor seçtirdiğimiz 3-5 saatine sulanıyorlar, kimse kusura bakmasın. Okulda bilişim teknolojileri öğretmeni olmasa anlarım ama varsa insiyatif bizden yana kullanılmalı. MEB bu konuda umarım bir iyileştirme yapar yakın zamanda. Yoksa halimiz harap, 65 yaşına kadar bu koşullarda çalışabileceğimi zannetmiyorum. Ondan sonra beyin göçü oluyor demesin kimse. Plan için yazının devamına bakınız.

Dikkat Huni Çıkabilir
Üniversite okuyacakların dikkatine! Sakın BÖTE olarak kısaltılan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümünü yazmayınız. Bu bölümde okuyarak harcayacağınız ve kendinizi yıpratacağınız zaman ziyan olarak yanınıza kalacaktır. Bölümü bitirdikten sonra güç bela bir okula atanmayı başarsanız bile, farkedeceksiniz ki, Milli(!) eğitim size zerre kadar önem vermiyor. Milli eğitim bakanının bilişimi ve teknolojiyi öven, okullara kurdukları laboratuarları anlatan konuşmaları da sizi kandırmasın. Seçmeli bir dersin öğretmeni olacaksınız. Kurtlar sofrasından ders kapmaya çalışacaksınız. Tüm yırtıcılığınızı kullanıp kaptığınız dersler büyük bir ihtimalle sizi okul okul gezmekten de kurtaramayacak. 15 saati doldurmak için 2 hatta 3 okul gezdiğiniz zamanlar olacak. Bilgisayarında sorun olduğunda arayıp sizi bulan öğretmen arkadaşlarınızın bazıları seçmeli ders seçiminde sizi tanımayacak, hatta “Bilgisayar dersine ne gerek var, zaten herkesin evinde bilgisayar var. Çocukların hepsi bilgisayar biliyor!” diyecekler. Bir de okulun hizmetlilerinin maaşlarını filan sakın sormayın. Çıplak maaşlarınızın aynı olduğunu görünce duygulanabilirsiniz. Hatta sizin ek dersini olmadığı halde hizmetlilerin kalorifer yakma ücreti aldıklarında sizden daha da fazla para almaları aklınızda soru işaretleri de oluşturabilir.
“Ben bunları göğüslerim, bunlar da ne ki?” diyebiliyorsanız hala, siz iflah olmazsınız. Sizin cezanızı ileride İbrahim Tatlıses eşliğinde Allah verecektir, o vermezse Milli eğitim camiası yavaş yavaş aynı işi yapacaktır.
Bilişimciyim, bilişimcisin, bilişimcirerörere