Bugün evdeki Amstrad uyduda kayıtlı bir sürü çöp kanal olduğunu farkettim. Kanalların çoğunun frekansı değişmiş yada şifreye geçmişler. Ben de zaman temizlik zamanıdır dedim ve tp listesini temizledim. Otomatik arama için Türksat tanıtım değerini girince eski değerin çalışmadığını farkettim. Türksat 1/C için frekansları değiştirmişler. Benim gibi birkaç google araması ile uğraşıp vakit harcamayın diye sizin için 13-Eylül-2011 tarihi itibariyle geçerli olan bilgileri yazıyorum;
• Frekans= 11844 MHz
• Polarizasyon: Dikey (Vertical)
• Sembol oranı (Symbol Rate): 2222 Ksymb, FEC:3/4
Benim uydumda FEC ile ilgili bir veri girişi yapılmıyor. Frekans, polarizasyon ve sembol oranını girip, şebeke arama (Network Search) açık olarak TP araması yaptırmak yeterli oluyor.
Bazı uydu alıcılarda sembol oranı için 02222 olarak girmek gerekebiliyormuş. Cihazınızın ayarlarını az çok biliyorsunuzdur zaten. Hadi iyi seyirler :)
Öğrenci veya eğitimciyseniz, muhakkak eğitim haberleri ve analiz sitelerine ihtiyaç duyarsınız. Hatta bunlara köşe yazıları, rehberlik, tarih, kitap, edebiyat bölümleri de eklenmesi, biçilmiş kaftan izlenimi oluşturur çoğu zaman. Sizlere aradığınız gibi bir site tanıtmak istiyorum: Egitimgundemi.com
Güncel eğitim haberlerini sizlere ulaştırmanın yanısıra rehberlik, son dakika haberleri, kitaplık gibi bölümleriyle de eğitime dair her şeyi içinde barındırıyor. Çok sayıda eğitimciye ulaşan, haberlerinde objektif ve dürüst davranmayı prensip kabul eden bu web sitesi, 24 saat ve daima güncel bilgilerle kullanıcılarına ücretsiz hizmet sağlıyor. Üstelik kaleme aldığınız, site kategorilerine uygun yazılarınızı yayına alarak ziyaretçilere kesintisiz ulaştırıyor.
Semiyun Sosyal Medya ve Martı Yayınları sponsorluğunda 3 kişiye çekiliş ile ücretsiz kitap dağıtılıyor.Katılım şartları son derece basit olan yarışma ile sadece 1 yorum yaparak bile kazanabilirsiniz. Yarışmayı sosyal medyada duyurun ve ilave çekiliş hakkı ile kazanma şansınızı arttırın. Belki 3 kitaptan birini; belki de 3 kitaptan 3′ünü de siz kazanacaksınız!
Çekiliş sonuçlarının açıklanacağı tarih 14 Eylül 2011. Çekiliş kuralları ve hak kazanma gibi detaylara ve yarışma konusuna http://www.semiyun.com/2011/09/marti-yayinlari-sponsorlugunda-3-adet-kitap-cekilisi adresinden ulaşabilirsiniz.
Roberto Pırlanta‘nın sponsorluğunda 7 Kişiye Pırlanta Kolye Hediye !!
Katılım şartları son derece basit olan yarışma ile sadece 1 yorum yaparak bile kazanabilirsiniz. Yarışmayı sosyal medyada duyurun ve ilave çekiliş hakkı ile kazanma şansınızı arttırın.
7 kişinin sahip olacağı pırlanta örnekleri aşağıda resimlerde yer almaktadır.
Çekiliş sonuçlarının açıklanacağı tarih 20 Eylül 2011 , Çekiliş kuralları ve hak kazanma gibi detaylara ve yarışma konusuna http://www.fuub.net/urun-cekilis-kampanyalari-203/fuub-net-ten-7-kisiye-cekilis-pirlanta-kolye-5885/ adresinden ulaşabilirsiniz.
http://www.promosyonbank.com sponsorluğunda Tam 100 kişiye deri ajanda hediye. Yarışmaya katılarak siz de istediğiniz renkte webtures baskılı deri ajandalardan birine sahip olabilirsiniz. Yarışmaya katılmanız için yapmanız gereken sadece mesaj yazmak. Yarışmaya siz de http://fuub.net üzerinden katılabilirsiniz.
En ünlü çizgi roman kahramanlarından Örümcek Adam ‘Ultimate Spider Man’ serisinde öldü.

Amerika’da dün yayınlanan Brian Michael Bendis imzalı ‘Örümcek Adam’ın Ölümü’ isimli çizgi romanda, ‘Örümcek Adam’ karakteri Peter Parker, Mary Jane’nin kollarında öldü. Marvel’dan yapılan açıklamaya göre sadece ultimate evrenindeki örümcek adam öldü fakat Amazing Spider Man serisi ise devam ediyor.
Ultimate Spider Man’in toprağı bol olsun, Amazing Spider Man’in de uzun ömrü olsun efendim :)
Oğlu babasına sorar : «Babacığım benimle maraton koşmaya var mısın?»
Kalp sorunları olmasına karşın baba yine de «Evet, varım» diye yanıtlar. Ve bir maratonu birlikte tamamladılar. Baba oğul başka bir çok maratonu daha birlikte koştular. Baba her seferinde oğlunun yeni bir yarış talebini kabul ediyordu.
Oğlu bir gün babasına «Baba birlikte bir Ironman’a (Triathlon) koşmaya var mısın benimle?» deyince baba bu kez de evet der ve kabul eder. (Bilmeyenlere anımsatalım ki Ironman dünyanın en zor triathlon yarışıdır ve üç dayanıklılık sınavından oluşur: Denizde 3,86 km’lik yüzme 180,2 km’lik bisiklet ve nihayet 42,195 km’lik bildiğimiz maraton.) Baba oğul bu zor yarışı birlikte tamamladılar. Nasıl mı?
Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam (d. 18 Mayıs 1048 – ö. 4 Aralık 1131) İranlı şair, filozof, matematikçi ve astronom. Hayyam Nişaburludur.
Felek ne cömert ne aşağılık insanlara!
Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.
Kendini satmıyan adama ekmek yok:
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

Ömer Hayyam
Yaşadığı dönemin ünlü veziri Nizamül-Mülk ve Hasan Sabbah ile aynı medresede zamanın ünlü alimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad’dan eğitim görmüş ve hayatı boyunca her ikisi ile de ilişkisini kesmemiştir. Bazı kaynaklar; Hasan Sabbah’ın Rey kentinden olduğu Nizamül-Mülk’ün de yaşça Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah’tan büyük olduğunu ve böylece aynı medresede eğitim görmediklerini belirtmektedir. Yine de Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk’ün ilişki içinde olduklarını inkar etmemektedir. (Kaynak: Semerkant-Amin Maalouf Amin Maalouf’un bu kitabında Hasan Sabbah ve Nizamül-Mülk ile Ömer Hayyam’ın ilişkisini ve hikâyelerini kurgulamış olabileceği de düşünülmelidir. Hayyam’ın kendi dilinden yazılı böyle bir açıklaması yoktur.)
Birçok bilim adamınca Batıni, Mutezile anlayışlarına dâhil görülür. Evreni anlamak için, içinde yetiştiği İslam kültüründeki hakim anlayıştan ayrılmış, kendi içinde yaptığı akıl yürütmeleri eşine az rastlanır bir edebi başarı ile dörtlükler halinde dışa aktarmıştır.
Çadırcı anlamına gelen “Hayyam” takma adını babasının çadırcılık yapmasından almıştır. Ayrıca İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde bir semte adını da vermiştir. Tarlabaşı bulvarında Sakızağacı ışıklardan başlayıp, Tepebaşı’na kadar inen caddenin adıdır.
Hayyam aynı zamanda çok iyi bir matematikçiydi. Binom Açılımını ilk kullanan bilim adamıdır.
Geçmişte yaşamış birçok ünlünün aksine Ömer Hayyam’ın doğum tarihi günü gününe bilinmektedir. Bunun sebebi, Ömer Hayyam’ın birçok konuda olduğu gibi takvim konusunda da uzman olması ve kendi doğum tarihini araştırıp tam olarak bulmasıdır.
Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama;
Senden benden başka düşünen yok, arama!
Vaz geç ötelerden, yorma kendini:
O var sandığın şey yok mu, o yok arama!
Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı Rubâileri ile ünlenmiştir. Rubailerinde, dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme biçimleri gibi hayata ve insana ilişkin konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürüttüğü görülmektedir. Akıl yürütürken ne içinde yaşadığı toplumun ne de daha öncesi zamanlarda yaşamış toplumların kabul ettiği hiçbir kurala bağlı kalmamış, kendinden önce yaşayanların insan aklına koymuş olduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamış; bu nedenle de çağını aşarak “evrenselliğe” ulaşmıştır. Ancak unutmamak gerekir ki Hayyam’ın yaşadığı dönem, kendisi gibi çağları aşan ve tarihin gördüğü en büyük düşünürlerden birini yaratacak sosyo-kültürel altyapıya sahipti. Kendi tarihinin belki de en aydınlık dönemlerini yaşayan İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşayan düşünür, böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, Müslüman fakat felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir.
Hayyam, aynı zamanda dünya bilim tarihi için de önemli bir yerdedir. Dünyanın ilk rasathanesini kurmuştur. Günümüzde kullanılan Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi’ni hazırlamıştır. Okullarda Pascal Üçgeni olarak öğretilen matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur. Matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim adamlarındandır. Birçok bilimsel çalışması olduğu bilinmektedir.
Gökte bir öküz varmış, adı Pervin;
Bir öküz de altındaymış yerin.
Sen asıl iki öküz arasında
Tepişmesine bak şu eşeklerin!
Yaşadığı dönemi takip eden yıllar boyunca, İslam dünyasında düşünce ve aklı reddeden bir yapının oluşması, İslam coğrafyasında siyasi iktidar mücadelesi, toplumsal sınıflar arasındaki mücadelelerde iktidarların geniş halk kitleleri üzerinde otoritelerini koruyabilmek adına dini kullanması neticesinde adeta “yobazlığın” iktidara oturtulması; Ömer Hayyam gibi insan aklına ışık tutmaya çalışmış birçok düşünürün “sapkın” ilan edilmesine, genel anlamda toplumsal eğitim seviyesinin düşmesi nedeniyle de Ömer Hayyam’ın şarap ve zevk düşkünü olarak anlaşılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle Ömer Hayyam tüm zamanlarda iktidara muhalif olanlar için bir ilham kaynağı olagelmiştir.
Pek çok Rubai ünü sebebiyle Hayyam’ınkilerine karıştırılmıştır, bilinen kadarıyla Rûbailerinin sayısı 158′dir. Fakat kendisine mal edilenler binin üzerindedir. Ayrıca Ömer Hayyam için tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci yakıştırması da yapılmaktadır. Rubailerinin Türkçeye çevirisi farklı birçok çevirmen tarafından yapılmışsa da rubaileri Türk halkına sevdiren çeviri Sabahattin Eyüboğlu tarafından yapılmıştır.
Soru: Bir Bayanla Nasıl Tartışılır?
Cevap: Tartışılamaz!
Bir süredir burayla ilgilenemiyordum. Az önce rastladığım bu hoş grafiği size Türkçeleştirerek, açığımı gidereyim istedim. Buyurun.

Bayanlar ve Tartışma
Bir süre önce, sitemin açılışından bu yana istatistiklerini yayınlamıştım. Bu akşam oturmuş sitenin istatistiklerini google analytics ile incelerken, son 31 güna ait verileri de sizlerle paylaşmak istedim. Henüz bu tarz istatistikler için yeni bir site olduğunu biliyorum, ama bu tarz sayılarla uğraşılan işlere ayrı bir tutkum bulunmakta.
En Çok Okunan Yazılar
Parantez içindeki tarihler yazıların eklenme zamanını göstermektedir.
En Çok Okunan Etiketler

mim
Mimliyorum!
Efendim, blogosferde modası şimdilerde biraz geçse de mimlemek diye bir tabir var. Blogosferin canlanması adına uydurulmuş bir etkileşim olduğunu düşünüyorum. Her neyse normalde böyle faaliyetleri genelde sıkıcı ve saçma bulduğum için şimdiye kadar mimlere cevap vermedim.
Mevcut mimleri beğenmediğim için de “Kendim bir mim başlatayım, bari alem mim görsün!” dedim. Mim konusu ve yanıtlayacaklar aşağıdaki gibidir.
Mim Konusu: Kitaplığınızın karşına geçin. Gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın. Elinizi kitapların üzerinde gezdirin, ve birini seçin. Şimdi gözlerinizi açın. Bir kitap seçmiş durumdasınız. O kitabı satın aldığınız (yada hediye gelmişte olabilir) anı hatırlamaya çalışın. İlk kez okuduğunuzda neler düşünmüştünüz, hatırlayın. Şimdi sayfaları şöyle hızlıca bir dolanın ki, kitabın kokusu burnunuza gelsin. Evet, ne güzel bir koku bu! 55. sayfayı bulun. Sayfayı tekrar okuyun. Sayfadfan bir paragraf seçin ve mim konusu olarak bunu blogunuza yazın. Daha sonra siz de arkadaşlarınızdan üç tanesine cevaplaması için gönderin.
Mimlenenler:
Mim Kuralları:
- Mimlenenler mimi cevaplamak zorundadırlar, mim bozulamaz.
- Mimin bozulması teklif dahi edilemez.
- Mim yalnızca 3 kişiye gönderilebilir.
- Karşılıklı mimlemeler yasaktır.
- Mim, her bir blog için sadece bir kez cevaplanabilir.
- Mim kurallarının ilk 6 maddesi değiştirilemez.
Bu arada, aynı işlem basamaklarını ben de yerine getirdim. Kitaplığımın karşına geçince elime Isaac Asimov’un Vakıf serisinin “İkinci Vakıf” adlı eseri elime geldi. Ve seçtiğim paragraf;
Tam başka tarafa bakıyordu ki, devirdiği gözlerine bir şey ilişti ve parmağı neredeyse otomatik olarak yukarıyı işaret etti. Aynı anda, soğuk havaya aldırmaksızın ağzı bir karış açık kaldı.
Hadi bakalım mimlediklerim iş başına! Tembellik yok.